4.25/5 (4)

Mimari yapılar fotoğrafçılar için en güzel seçeneklerden. Yaşadığımız büyük şehirlerde birçok farklı yapıda ve büyüklükte yapılar bulunuyor. Ayrıca İstanbul gibi dünyaca ünlü doğal güzelliklere sahip bir şehirde mimari ve manzaranın çok iyi birleşimlerini yakalamak mümkün.

Mimari fotoğraflar çekmenin bir başka güzel tarafı da çok fazla donanıma ihtiyaç duymamanız. Standart bir lens ve basit ayarlarla çok güzel fotoğraflar yakalamak mümkün.

 

 

Standart ekipmanlar;

Mimari fotoğraflar çekebilmek için bir DSLR ve lensiniz olması yeterli. 18-55mm gibi standart bir zoom lens ile birlikte farklı açılardan güzel fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Dolayısıyla başlamak için çok farklı lenslere sahip olmak zorunda değilsiniz.

Tripod kullanmak, daha sabit ve net fotoğraflar çekmenize yardımcı olacaktır. Ayrıca taşıması daha kolay olan monopodları da tercih edebilirsiniz. Fakat monopod ya da tripod olmadan da fotoğraf çekebilirsiniz. Bunun için perde (shutter) hızını yükseltmeniz ve gerektiğinde ISO değerini artırmanız yeterli olacaktır.

 

Farklı Lensler- Farklı Fotoğraflar

Standart lenslerin dışında farklı lensler kullanarak, farklı fotoğraflar elde edebilirsiniz. Burada tercih, biraz da sizin zevkiniz ve binanın yapısıyla ilgili. Bir telefoto lensi kullanarak, binaya yakın bir açıdan arkaya eğilerek uzunluğu ön plana çıkartan fotoğraflar çekilebilir. Bu açı, paralel çizgilerin binanın üst kısmında birbirlerine daha yakın görünmelerini sağlayacaktır. Ayrıca “Tilt & Shift” türü lensler ile yumuşak geçiş efektleriyle biraz daha geniş açılı fotoğraflar elde edebilirsiniz. Fakat bu lensler oldukça özel ve fiyatları normal lenslere göre yüksek.

Geniş açı lensler ise birkaç binayı tek bir karede birleştirmek adına güzel açılar sunabilir. Özellikle şehirlerde binaların birbirlerine çok yakın oldukları düşünülürse geniş açı lenslerin şehir fotoğrafçılığı için daha uygun olduğu söylenebilir.

 

Alternatif Açılar

Bir köprü ya da geniş bir otoparkı fotoğraflamak istiyorsanız, istediğiniz açıyı elde etmenin tek yolu objeye daha yüksek bir açıdan bakmak. Bunun için etrafta bulunan bir tepe ya da başka yüksek bir binanın üstüne çıkmak gerekebilir. Böyle durumlarda nesneye olan uzaklığınızı ayarlamanız mümkün olmayacağından geniş açı sunabilen bir zoom lense sahip olmak önemli.

Bir başka seçenek ise objeye mümkün olabildiğince aşağıdan bakmak. Gerekirse yere uzanabilir ya da Canon EOS 600D ve 60D gibi modellerin farklı açılara dönebilen ekranını kullanabilirsiniz. Bu açıda ana nesnenin önünde başka bir nesne ekleyerek fotoğrafa daha farklı bir hava da katabilirsiniz. Örneğin Sultanahmet camisini fotoğraflarken, arada bir çiçeğin gözükmesini sağlayabilirsiniz.

Camii, kilise ya da zengin detaylara sahip bir yapıyı fotoğraflarken yakın çekimler etkili olabilir. Bir heykel, bir vitray ya da süslenmiş bir sütun için detayları ortaya serebilecek yakın çekimleri tercih edebilirsiniz. Yeni yapılarda bu tarz detaylara rastlamak zordur. Ancak böyle binalarda da pencereler ve kullanılan malzemeler, size güzel detaylar verebilir.

Eski ve yeni binaların arasındaki bir başka fark da çevresel koşullardır. Eski ve tarihi öneme sahip binaların çevresi genelde daha boş olur. Ancak yeni binalar iç içe olduğundan geniş açıda istemediğiniz noktalar kareye dahil olabilir. Bu sebeple modern binaların çekiminde daha yakın açıların tercih edilmesi gerekir.

 

 

Zamanlama

Öğlen saatlerinde mimari yapıların fotoğraflarını çekmek zordur. Hem binadan yansıyan ışık, hem de direk güneş ışığı sebebiyle fotoğraflar fazla parlak çıkabilir. Bu sebeple genelde güneşin doğuşu ya da batışı esnasında fotoğraf çekilmesi daha iyi sonuçlar verebilir. Ancak takvimiz buna uymuyorsa, Canon kameralardaki “Cloudy” yani bulutlu seçeneğini tercih ederek, fotoğraflarda ışığın daha hoş görünmesini sağlayabilirsiniz.

Güneşin doğuşu ve batışı “altın saat” adı verilen bir dönemde binaların oldukça güzel görünmesini sağlar. Burada güneş ışığını tam karşıdan almamaya özen göstererek, güneşin binaların detaylarına vurduğu açıları yakalamasınız.

Bunun dışında renk efektleriyle de fotoğraf çekmek mümkün elbette. Fotoğraf makinenizde örneğin siyah-beyaz seçeneğini tercih ederek renksiz fotoğraflar yakalayabilirsiniz. Eğer hangi efekti tercih edeceğinizden emin değilseniz fotoğrafı normal ayarlarda RAW formatında çekerek daha sonra üzerine Canon’un sunduğu Digital Photo Professional yazılımıyla istediğiniz efekti ekleyebilirsiniz. Ayrıca yeni EOS modellerinin tümü, aynı anda RAW ve JPEG formatında fotoğraflar çekebiliyor.

www.scroll.com.tr

 

Yazıyı beğendiniz mi?